![]() |
Yapım Monolith Productions | Dağıtım Warner Bros Interactive | Tür FPS | Diğer Platformlar PS3 Xbox 360 |
“Bir şeyle dolaysızca karşı karşıya kaldığınızda korkunuz yoktur. Yalnızca araya düşünce girdiğinde korku vardır. Öyleyse sorunumuz şu: Zihnin bütünüyle, tam anlamıyla şu anda yaşaması olanaklı mı? Öyle ki ne geçmiş var olsun, ne de gelecek... Ancak böyle bir zihnin korkusu olmaz.” Ünlü düşünür J. Krishnamurti’nin böyle bir alıntısıyla “korku” başlığını ele alarak konuya girmek istedim. Aslında bu alıntı, korkuyu en geniş manasıyla ele alıyor. Korku filmlerinin veya oyunlarının bize yaşattığı korku ise bu mananın küçük bir boyutu olarak kalıyor sadece. Bizim konumuz da bu küçük korku boyutunun, yani korkmanın eğlenceli olduğu tarafın içinde yer alacak. Evet, korkmanın eğlenceli taraflarının da olduğunu düşünüyorum. Reflekslerimizi bir anda hareketlendiren ve adrenalin seviyemizi patlama noktasına getiren, yani tam olarak korku filmlerinin ve oyunlarının bizlere yaşattığı korkulardan bahsediyorum. Olayın sinema tarafı kendi başına yüzlerce paragraflık bir yazıya dönüşebilir ama bizim konumuz o taraf değil, bu taraf; yani oyun tarafı.
Yıl 2005... Her korku filminden sonra bir korku filmi daha izlememeye ant içmeyi adet edinmiş olan ben, ev arkadaşımın odasından gelen seslere kulak misafiri olmuştum. F.E.A.R. denen oyunla ve Alma ile tanışmam o gün oldu ama bu sefer kararlıydım, bu oyunu oynamayacaktım. İçimden bir ses F.E.A.R.’ın bir korku filmi değil, bir korku oyunu olduğunu söyleyerek beni yola getirmeye çalışıyordu ama o yersiz prensibe uymak için zorladım kendimi. Tabii ki F.E.A.R. gibi bir oyunun içimde uhde olarak kalmasından başka bir şey geçmemişti elime. Bu oyunun üzerine Extraction Point ve Persus Mandate olarak iki ek paket çıktı ama sonradan anladığım kadarıyla pek bir şey kaçırmış sayılmazdım. O yersiz prensip hala izlerini korur içimde ama neyse ki artık korku oyunları konusunda kendime ayrıcalık tanıyabiliyorum. Bu ayrıcalığın ilk misafirleri de F.E.A.R. 2: Project Origin ve geçtiğimiz günlerde bu oyunun ek paketi olarak piyasaya çıkan Reborn oldu; hatta bu iki oyunu üst üste oynayarak resmen kendimden intikam aldım diyebilirim.
Adı üstünde, F.E.A.R.!
F.E.A.R.’ın hikayesine aşina olmayanlar için konuyu en başından şöyle bir toparlayalım isterseniz. Halen Wade adındaki bir bilim adamı, küçük kızı Alma’nın telepatik güçlerinin farkına varır ve Alma’yı Almacham Technology Corporation adıyla kurduğu laboratuarda inceleme altına alır. Amaç, Alma’nın doğaüstü güçlerinin genetik yollarla çoğaltılması ve böylelikle güçlü bir ordunun kurulabilmesidir ama her zaman olduğu gibi işler yolunda gitmeyecektir. Her şeyin sonunda Auburn şehri yerle bir olmuş, Alma ise bütün öfkesiyle serbest kalmıştır. Project Origin’in hikayesi ise Auburn şehrini viraneye çeviren muazzam patlamanın bir terörist saldırısı olabileceğinden şüphelenen Dark Signal ekibinin olay yerine gelmesiyle başlar. Ancak Michael Becket ve takım arkadaşlarının sıradan bir hikayenin içinde olmadıklarını anlamaları uzun sürmeyecektir.
Reborn’un hikayesi, oyunun hikayesine bambaşka bir noktadan giriş yapıyor ve bize -bir solukta oynayıp bitirebileceğimiz- dört bölümlük bir macera sunuyor. Hikayedeki ana karakterimiz, Replica askerlerinden biri olan Foxtrot. Oyuna Project Origin’de de yer alan bir Mech sahnesiyle başlıyoruz. Devasa ve neredeyse yok edilemez bir robotla Armacham’ın güvenlik güçlerini tuzla buz ettikten sonra yolumuza yaya olarak devam ediyoruz. Bir süre sonra tanıdık bir simayla karşılaşıyoruz ve... Bu simanın kime ait olduğunu söylemeyeceğim; çünkü zaten oldukça kısa olan bu güzel senaryonun tadını kaçırmak istemiyorum. Yine de şunu bilin ki o çok özlediğiniz sevgili (!) Alma’nız, size yine o güzel (!) yüzünü gösterecek, yani ondan mahrum kalacağınızı sanmayın sakın. Az önce ortada bıraktığım o gizemli sima ise... Hayır, söylemeyeceğim!




Türkiye'deki FRP tutkunlarını bir araya getiren, Türkiye'nin fantastik kurgu ve FRP sitesi FRPNET'e ulaşmak için
Her hafta Pazar günü, saat 15:00'te MTV Türkiye ekranlarında yayınlanan ve LEVEL'ın basın sponsoru olduğu Multiplayer'ın internet sitesine ulaşmak için
Türkiye'deki The Sims hayranlarının bir araya geldiği ve serinin oyunları hakkında paylaşımda bulunduklarını siteye girmek için
Diablo, Starcraft, Warcraft ve World of Warcraft için Türkçe kaynak arayanlara yeni bir alternatif. BlizzTürk'e ulaşmak için
Yorumlar